İçişleri Bakanı Beşir Atalay, AKP’nin Diyarbakır mitingine biraz fazla beklenti yüklendiğini, bunun doğru olmadığını belirterek, "Bu, Ağustos 2005’teki Başbakanımızın gidişi gibi bir gidiş değil' dedi.
Atalay, “Başbakanımız, Diyarbakır’da tabii ki bazı mesajlar verecek. Ama olağanüstü beklentiyi yükseltmemek lazım. Bu Ağustos’taki gidişi gibi değil” dedi.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in geçen hafta yaptığı açıklamanın bir benzerini İçişleri Bakanı Beşir Atalay yaptı. Atalay, Ak Parti’nin Diyarbakır mitingine biraz fazla beklenti yüklendiğini, bunun doğru olmadığını belirterek, “Bu, Ağustos 2005’teki Başbakanımızın gidişi gibi bir gidiş değil” dedi. Samanyolu Haber kanalındaki “Haber Ankara” programına konuşan Atalay, şöyle konuştu:
MİTİNG
Diyarbakır mitingi... Biraz fazla beklenti oraya yüklendi, doğru değil. Orada tabii bazı mesajlar verecektir Başbakanımız ama çok olağanüstü beklentiyi yükseltmemek lazım. Bu, Ağustos 2005’teki gibi Başbakanımızın gidişi gibi bir gidiş değil. Biz bir halk oylaması sürecindeyiz, bir oylama arefesindeyiz. Burada yapılacak konuşma ve verilecek mesajları da bir anlamda o oylamanın öncesi olarak düşünmek lazım. Bütün Türkiye’yi düşünerek o beklentileri ortaya sürmek lazım, diye düşünüyorum. Yüksek bir beklenti olmamalı.”
TERÖR
Terörle mücadeleye bütün partilerin siyaset üstü bakması, çözümün en önemli yolu. Türkiye’de maalesef o olmadı. Giderek oraya gelecekler. MHP’yi zor görüyorum çünkü MHP bu sorun biterse kendisi de biteceği için... Başka konularda onun fikri düşüncesi, fazla tezleri yok. CHP’nin giderek bu sorunun çözümü için el birliği yapmaya geleceğine inanıyorum.
BOYKOT
Ülkemiz genelinde Hükümet ve İçişleri Bakanlığı olarak bu sürecin güvenlik içinde yürümesi konusunda her tedbiri aldık. Bu her bölgemiz için böyle ama Güneydoğu’da boykotla ilgili söylemler olduğu için orada özel olarak vatandaşı kimse etki altında bırakmasın yönünde tedbirlerimiz var. Vatandaşımız endişeye kapılmasın.
ÖRDEK TARTIŞMASI
(30 Ağustos’ta Aydın’da yaşanan polemik...) Keşke olmasaydı. Yani son zamanlar böyle bir tartışma da var. Önce bir Iğdır valisi ile ilgili, medyaya düştü, ben ’hükümetin valisiyim’ dedi diye. Sonra burada böyle bir şey oldu. Mülki idarede görev yapan vali ve kaymakamlarımız, hem devletin hem hükümetin hem de tek tek her bakanın temsilcisidirler. Halk oylaması süreci başladıktan sonra izinlerini de kaldırdık. Onlar kendi illerinde halk oylaması kampanyasının sürecinin huzurlu yürümesi için ellerinden geleni yapıyorlar. Hiçbir pankart, hiçbir bilboard hakaret içeremez. Bir iki yerde Başbakanımıza hakaret içeren şeyler olmuştur. Tabii ki hem hükümetin hem devletin hem her bakanlığın orada valisidir, temsilcisidir. Bir milletvekilimizin, hem televizyonlardan hem de kendisi ile konuşarak bilgi aldım, ’Hükümetin valisisin’ gibi bir şey doğrusu nazik değil, uygun değil.